Post

Bütçe: Faiz, zapturapt, muafiyet

Bütçe: Faiz, zapturapt, muafiyet

Güya faizden kaçınmak üzere her çareye başvuran ve hatta bu nedenle fonculuğa tutku derecesinde merak salan bir hükümet elitleri var memlekette. Faizden kaçınayım derken önce bütün makroekonomik göstergeleri bozdular zamanında. En sonunda da fevkaladenin fevkinde bir fon krizi yarattı aynı taife. Bu olayla, krizin başladığı ağustos ayından bugüne kadar, Borsa İstanbul’daki şirketlerin toplam piyasa değerindeki azalma 160 milyar doları buldu. Yani işin aslına bakacak olursak azalma Özgür Özel’in 30 Eylül 2026 tarihinde söylediği 90 milyar düzeyinde kalmadı.

Geldik bugüne. Faize karşı olan ama sömürüye asla karşı olmayan mevcut hükümet, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’nde faiz giderleri başlığına tam 4 trilyon lira ayırmış. Küsurat vermiyorum kesinlikle ve hemen dolara çeviriyorum. Yani dolarcası 80 milyar dolar. Bi TL, bi dolar herkesin aklı karışıyor. Dolardan gidelim ve yuvarlayarak gidelim ki karşılaştırabilme imkânımız olsun. Karşılaştırma yapmak akıl yürütmek anlamına gelir ve aklımız en büyük servetimiz olarak kabul edilmeli. Laf aramızda, bu faizlere vergi gelirleri olarak topladığımız rakamın yüzde yirmisi harcanıyor.

Sonuç olarak neymiş? Aşırı muhafazakâr hükümet faiz giderleri kalemine basıyormuş 80 milyar doları.

Bu para, kamu hizmeti verebilmek ve kamu yatırımları yapabilmek yönünde harcamalar yapmak yerine buhar olup gidiyormuş. Birinci seksen bu.

En başta itibardan tasarruf olmaz, değil mi? Sonra da askerî harcamalardan tasarruf olmaz. 2027 yılı için Merkezi Yönetim Bütçe Ödenekleri’nin Fonksiyonel Dağılımı’na baktığımızda, Savunma Hizmetleri ile Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri’nin toplamının yine 4 trilyona ulaştığını görüyoruz. Demem o ki silahlanma ve zapturapt altına alma maddelerinin hesaplanan maliyeti 80 milyar dolar. Anlaşılıyor ki kolluk kuvvetlerimiz bize daha çBÜTok “basın açıklamasını kaymakam beyefendi yasakladı” diyecek. Anayasanın ilkelerinden ve Anayasa Mahkemesi kararlarından tasarruf edilir ama tabii ki zapturapttan tasarruf edilmez. Önümüzdeki dönem Kürt halkıyla kardeşlik yapacağız ama hâlâ askerî harcamalar gayya kuyusu gibi gelirlerimizi yutuyor.

Yine de Allah versin de olsun diyebiliriz ama bu meblağlarda veriyi toplayabilmek büyük mesele.

“Vergi harcaması” denilen bir gayya kuyusu daha var. 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nde vergi harcaması kavramı şöyle açıklanıyor:

‘’Vergi harcaması; en genel anlamda “devletlerin gelir toplamını azaltan, standart vergi sisteminden ayrılan ayrıcalıklar veya istisna ve muafiyetler” olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda; bazı indirim, istisna ve muafiyetler, standart vergi sisteminin unsurları olmaları nedeniyle vergi harcaması kapsamı dışında tutulabilmektedir.”

Tabii ki bu kavram devletin vergi toplamak için yapmış olduğu harcama değil asla. Yanlış anlamayalım. Vergi harcaması denilen uygulama, devletin belirli kişi, kurum veya faaliyetlere tanıdığı olanaklar aracılığıyla, kendi vergi gelirini tahsil etmekten vazgeçmesidir.

Fon sisteminin iğne deliğinden geçen AKP yöneticileri böyle bir vergi harcaması denilen istisna ve muafiyetler imkânını nasıl bir otoban yapar, varın siz düşünün. Özcesi teklifte “Vergi Türleri İtibarıyla Toplam Vergi Harcaması Tahminleri” alt alta yazılıp toplanmış ve sonuç 5 trilyon lira çıkıyor. Dolara göre kabaca yuvarlayarak söylersek aslında 97 ama ben size kolay anlatabilmek için diyeyim ki 90 milyar dolar.

80 milyar dolar ve ikinci 80 milyar dolar ve 90 milyar dolar. İkisi halka faydasız harcama, üçüncüsü ise kendi vergi gelirini sermaye sınıfına armağan etmek. İkisi uçtu gitti, biri hiç gelmedi. Hasar tespiti yapıp hepsini toplarsak 250 milyar dolar ediyor kayıp.

Bütçenin kurulmuş olan mimarisi bize ülke gerçeğini anlatıyor.

Bütçe faizle rantiyeyi beslerken cömert. Vergide istisna ve muafiyetlerle sermaye sınıfını beslerken cömert. Silahlanma ve baskı rejimi yaratmak için harcama yapacaksa sonuna kadar cömert.

Bu kapsamlarda bu kadar cömert olan bütçe, iş kamu hizmeti harcamalarına yani eğitim, sağlık, beslenme, barınma ve ulaşım alanlarındaki harcamalarına gelince tam bir cimriye dönüşüyor. Halkın refahına hizmet edebilecek başlıklardaki harcamalar ya doğrudan kısılıyor ya da enflasyona kurban ediliyor.

Bütçe işini halka mal etmek zordur ama bunu denemeliyiz. Bu ekonomik başarısızlığın yükünü halka yıkan bütçeyi reddetmeliyiz. Bunun için anlatıcı, ikna edici ve alarm verici olmalıyız.

Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.

İlgili Yazılar

Post

Bütçe: Faiz, zapturapt, muafiyet

Post

Fransa ve Politika

Post

Bir Koyup Üç Almak

Post

Hayra Alamet Değil

Post

Turpun Büyüğü Buradaymış

Post

Rejimin Su Geçirmezlik İddiası Kırıldı 

Post

Beş Bin Liralık Canımız Yok 

Post

Kaynaşmış Değiliz 

Post

Kıyamete Götüren Alamet: NATO

Post

Eşitsizlik Vaadi: Bölgesel Asgari Ücret 

Post

Gençliğin Gözleriyle Bakmak

Post

İyi, Cesur, Politik ve Muzip 

Post

Geldik Bugüne

Post

İyi Bir Başlangıç

Post

Tek Adam Rejimi Tekledi

Post

Açlıktan Öte Köy Var mı?

Post

Emsalsiz, Tek ve Kıyaslanamaz Değiliz

Post

Asgari Ücret 42.300 Lira Olmalı

Post

Asgari Ücreti Kıyaslamak

Post

Asrın Hortumlaması: 133,5 Milyar Dolar

Post

Meydanları Boş Bırakma

Post

Enflasyonu Ücretler Yaratmıyor: 5 Kanıt

Post

Üreten Biziz, Paylaşan Da Biz Olacağız

Post

Emeğin Tam Karşılığı, Tam Refah, Tam İstihdam

Post

Haklılığımızı Açıklıyoruz Ve Kanıtlıyoruz

Post

Üç İnsandan Biri İşsiz, Dört Çocuktan Biri Aç

Post

Kurban Edilmek İstenen Emekliler

Post

Köylülere Her Yönden Saldırı

Post

Kamusal Emeklilik Hakkı Savunulmalı

Post

Gerçekçi Ol, İmkansızı İste

Post

Tam Kurtuluşun Yolu

Post

Ortadoğu’daki Dalgalanmalar

Post

Ara Aşamalar

Post

Kişi Başına GSYH 720 Binse, Asgari Ücret 50 Bin TL Olmalı

Post

Colani Golan Tepelerini Savunmadı

Post

Metal İşçisi Yüzde 125 Zam İstedi

Post

CEO’ları Kıskanıyor Muyuz?

Post

Alım Gücü Bin Lira Düştü

Post

Belki Şehirlerimize Bir Barış Gelir

Post

Ordu’nun Dereleri Yukarı Akmaz

Post

Kaç Bin Yıllık Hasretimin Koncası

Post

6 Saatlik Çalışmayla Herkese İş

Post

Arkadaşlık Taklit Edilemez

Post

Emekçilerin Bir Doğrusu Yüz Tane Eğriyi Düzeltti

Post

Yorumlamanın Gücü

Post

Son Gülen İyi Güler

Post

Sistemin Eleştirisi

Post

Parsel Parsel Satan Bir Sanık Aranıyor

Post

7 Milyon İşçinin Ücreti

Post

Kürt Halkını Savunacağız

Post

Uysa da Söyledi Uymasa da

Post

Tabii ki Demokrasi İstenecek

Post

Somut Programın Başarısı: Mamdani

Post

Nereden Başlamalı?

Post

Söz Hakkı Kime Ait?

Post

Asgari Ücret Belirlenirken Prensipler

Post

Teke Düşüyoruz

Post

Basra Harap Olmadan 

Post

Kâğıttan Beyinli Emperyalizm

Post

Barışa Başlamalıyız

Post

Mühim Olan Mühimmat  

Post

Olmaktan Korktukları Yerdeler

Post

Tarih Bir İpucu Bekliyor

Post

Yarını Bugünden Kurmaya Başlamak

Post

Kamu Yararı için Ürün ve Hizmet Yaratmak

Post

Yön Göstermek

Post

Somut Koşulların Somut Analizi ve Siyaseti

Post

AKP Bir Geri Dönülmez Felakettir

Post

Orman Yangınlarında Bütün Tohumlar Ölmez

Post

Kerelerce Ölçülen Gelir Adaletsizliği

Post

Alem Buysa Kral Popülistler

Post

İşçi Sınıfı Şart Koşabilir

Post

Sefalet Endeksi

Post

Birkaç Ağaç ve Bir Nefes

Post

Ücret ve Kar Tahterevallisi

Post

Laiklik Şimdi ve Hep Gerekli

Post

Enflasyonun Yarattığı Sefalet

Post

Enflasyonun Sebebi Açlık Sınırındaki Ücretler mi?

Post

Bütçede Değirmenin Suyu Nerden Gelir Nereye Gider

Post

Anayasa Mahkemesini Bir Kez Tanımamak

Post

Gençler Sadece Asansör İstemez

Post

Emek ve Demokrasiden Yana Cumhuriyet

Post

Yahudi Olmayan Çocuklar da Çocuktur

Post

Elin ve Evin İyisi

Post

Göz Hizasında Siyaset

Post

Dördüncü Kuvvet Dik Duruyor

Post

Beton Bina ve Fabrika

Post

Smaç Sebep Sayı Sonuçtur

Post

Sorun Geniş Bir Zaman ve Mekanda

Post

Ekmek İstiyoruz ama Gül De

Post

Parti İşçi Sınıfını Besteler

Post

Kamu Mülkiyetini Kurtarmak

Post

İçeriksizlik Fırtınası

Post

Ormanlar Bizim, Kahrolsun Kapitalizm

Post

“Esset” Değil Halkın Öz Varlıkları

Post

Var ve Yok Listesi

Post

Karşı Kültür

Post

Günbegün Ücret Mücadelesi

Post

Aslanı Kediye Boğdurmak

Post

Sonradan Hatırlananlar

Post

Seçimin Yarattığı Yorumlama İmkânı

Post

Erdoğan’a Yetki Yok

Post

Mülkiyet Sorunu

Post

Halkın Temel İhtiyaçları, Kamu Hizmeti Olarak Karşılanmalı

Post

Örgütlü Gücü Meclis'e Taşıyalım

Post

Hiçbir Yerden İzin Almamak

Post

Mahirleri Anmak Değil Anlamak

Post

Hareketin Hareket Halindeki Doktrini

Post

Denizlere Çıkar Sokaklar

Post

Tabutta Röveşata

Post

Buyurunuz Buradan Yakınız, Mösyö Hükümet

Post

Depremin Siyaset Üstü Olmaması

Post

Basra Harap Olmadan Önce

Post

Halkın Birikimlerinin Bağımsızlığı

Post

Görev Zamanı

Post

Bu Daha Başlangıç

Post

Kaynaşmış Değiliz

Post

Bolsonaro Tavuğunu Yalnız Yemesin

Post

Suriye Sınırını Değil Açlık Sınırını Geç

Post

Neden Yapmasınlar?

Post

Hayallerin de Sadakate İhtiyacı Vardır

Post

Büyük Pasta, Küçük Pay

Post

Yine Sınırlama Esas, Hürriyet İstisna

Post

Seçenek Biziz

Post

Üç Husus

Post

Radikalizm

Post

Örgütlü Toplum Parlamentoya Rengini Vermeli

Post

İşçi Sınıfı Programı Vaat Eder

Post

Güç Siyasetle Yapılır

Post

Yenilgi Sonrasında Yorumlamanın ve Politik Programın Yitimi

Post

İşçi Sınıfının Tahtına Oturmaya Kalkışmak