Post

Eşitsizlik Vaadi: Bölgesel Asgari Ücret 

Eşitsizlik Vaadi: Bölgesel Asgari Ücret 

İki yıl evvel MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı “Anadolu'nun hem geçim şartları daha iyi hem kira fiyatları daha düşük. Asgari ücretin 3'te 2'sine çalışırım diyenler var" şeklinde konuşmuştu. Arzusu, bölgesel asgari ücretin tekrar uygulanmasını sağlamak. 

Sözüm ona halkının yoksulluğuna üzülür ve onun iyiliğini ister hepsi. Gelgelelim sarf ettiği söze dikkatle baktığımızda, görürüz ki “Anadolu’nun daha iyi geçim şartlarına” göz dikmiş. 

Şu Anadolu’yu gezen hangi insan acaba “geçim şartları ne kadar güzel” der. Anadolu’da gördüğümüz, yoksulluk, ihmal edilmişlik ve geride bırakılmışlıktır. Birincisi söz ettiği gibi bir Anadolu yok, ikincisi oradaki insanımızı daha düşük asgari ücret alır hale getirmeye hakkınız yok. 

Kapitalist sistemin erbapları, işçi sınıfının arasında eşitsizlikler yaratarak yürümenin derdindedir hep. Daha savunmasız, örgütsüz ve sendikasız yakaladığını ezer ve geri kalanlara şunu der: “Bakın siz onlar kadar kötü değilsiniz, halinizden memnun olun ve hatta bu avantajlı durumun sürmesini sağlayın.” Hani 1 Mayıslarda söylediğimiz “İşçi sınıfının uluslararası birliği, dayanışması ve mücadelesi” prensibine tam burada ihtiyaç var. İşçi sınıfının bir kesimi “tamam ben daha iyi durumdayım, diğer kesim düşük ücretle devam etsin” demez ve böyle bir rölativiteden medet ummaz. Birlik, dayanışma, sınıf kardeşliği ve ortak mücadele bunu gerektirir. Fakat ne acıdır ki durum böyle değil. Sarı sendikalar ve sarı solcular sınıf kardeşliği ve ortak mücadele perspektifini çoktan geminin pruvasından attılar. 

Bazen solculukla iki gram alakası olan ama Marksizmle ilgilenmeyenler “ekonomizm”den bahsediyor. Bu arkadaşlara göre ekonominin ya da üretim ilişkilerinin ele alındığı her durum ekonomizmdir. Karl Marks’ın Kapital adlı eserinin birinci cildinin, kapağını dahi kaldırmadıklarını bu hallerinden anlıyorum. O eserde, 780 sayfa boyunca üretim ilişkileri ve bir nevi iktisadi alan incelenir. Sandıkları gibi zerre kadar vatan millet Sakarya konusu ya da burjuvaziye kabaca sövüp sayma yoktur. Sakince değerin nasıl ortaya çıktığı açıklanır. 

Vladimir Lenin’e bakacak olursak ömrü burnunun ucunu göremeyen ekonomistlere laf anlatmakla geçmiştir. “Ne Yapmalı?” kitabında, etraflı bir şekilde bunu anlatır. Ona göre sadece bir birim, bir fabrika, bir yerel düzeyde işçi mücadelesini yeterli görmek ekonomizmdir. Rusya çapında mücadelenin ortaklığına, bütünlüğüne hiç yanaşmamak bunun sonucudur. Ekonomistler sadece kendi bölgesindeki işçilerin çıkarı için çalışır ve kargadan başka kuş tanımaz. İşçi sınıfının ülke çapındaki kazanımları ve iktidarı, çarlık rejiminden kurtulmak, ulusların ezilmesi, genel ülke siyaseti gibi konular ekonomistleri asla ilgilendirmez. 

Rusya’da çıkan, İşçi Düşüncesi gazetesinde ekonomistler şöyle yazıyordu: “Bırakın işçiler, sadece bir nevi gelecek nesil için değil, kendileri ve çocukları için savaştıklarını bilerek mücadelelerini sürdürsünler her zaferin düşmandan alınan her karış toprağın, kendi kişisel refahlarına tırmanan merdivende bir basamak daha olduğunu hatırlasınlar. (…) ‘İşçiler, işçiler içindir’.” 

Ekonomistler, mücadeleyi uzun vadeli amaca sahip olmaktan, bütün işçileri kapsamaktan, ortak örgütlenmeden ve demokrasi çabasından soyutlar. Büyük ve bütünsel projeyi; tek bir birime, yerele ve hatta alıntıda görüldüğü gibi bireyler derekesine düşürür. 

O nedenle işçiyi birimlere bölen ve onu ortak çıkarından, iktidar mücadelesinden uzaklaştıran bütün yaklaşımlardan geri durmalıyız. Bölgelere göre asgari ücret uygulaması tam olarak buna hizmet eder. Asla İstanbul’da çalışan işçinin ücreti yükseltilmeyecek aksine Antep’te çalışan işçinin ücreti düşürülecektir. İşçi sınıfına vadedilen yine kendi içindeki “eşitsizlik imkanı”dır. Daha iyi şartlara sahip olan işçi bloğu sus payını alıp oturmalıdır. 

Haşa; kimse yukarıdaki fabrika sahibinden, holding sahibinden, sermaye sahibinden hak ve pay istemeyi akılından dahi geçirmesin. Mevcut rejimin yapacağı tek cömert iş, kendini savunamayan emekçi kesimden alıp diğer kesimlere hediye etmek olabilir. Bütün bir asgari ücret uygulaması da budur zaten. Diğer çalışan kesimlere denmektedir ki, “şükredin, siz asgari ücret almıyorsunuz”. Asgari ücretin biraz üstünde ücret alma düzeni; bu kadar yaygın olarak asgari ücret alanların üzerine kuruludur.  

İşçi sınıfının bir bölgesinde yer alanlarının düşük ücret alması, işçi sınıfının meselesini çözmez. İşçi sınıfı ortak mücadele edemez şekilde parçalara bölünmesine geçit veremeyiz. 

Asgari ücretin en az sayıda işçiye uygulanması sağlanmalıdır. Her şeye rağmen uygulandığı durumda ise yaşam şartlarına, milli gelire, enflasyona göre ve ülke çapında belirlenmesini savunuyoruz. 

Yarın, geniş bir yazar kadrosu ile günceli değerlendirme, siyasi gelişmeleri takip etme, öngörme, anlama ve fikri bir yön çizme hedefindedir. Ancak yayınlanan yazılardaki görüşler, Yarın Yayın Kurulu’nun politik değerlendirmeleriyle tümüyle aynı çizgide olmayabilir. Farklı değerlendirmelere sahip olsalar da mücadeleye katkı sunacağını düşündüğümüz tüm yazılara yayın ilkelerimiz çerçevesinde yer vereceğiz.

İlgili Yazılar

Post

Eşitsizlik Vaadi: Bölgesel Asgari Ücret 

Post

Beş Bin Liralık Canımız Yok 

Post

Mühim Olan Mühimmat  

Post

İyi, Cesur, Politik ve Muzip 

Post

Kıyamete Götüren Alamet: NATO

Post

Gençliğin Gözleriyle Bakmak

Post

Kaynaşmış Değiliz 

Post

Barışa Başlamalıyız

Post

Basra Harap Olmadan 

Post

Geldik Bugüne

Post

İyi Bir Başlangıç

Post

Tek Adam Rejimi Tekledi

Post

Açlıktan Öte Köy Var mı?

Post

Emsalsiz, Tek ve Kıyaslanamaz Değiliz

Post

Asgari Ücret 42.300 Lira Olmalı

Post

Asgari Ücreti Kıyaslamak

Post

Asrın Hortumlaması: 133,5 Milyar Dolar

Post

Meydanları Boş Bırakma

Post

Enflasyonu Ücretler Yaratmıyor: 5 Kanıt

Post

Üreten Biziz, Paylaşan Da Biz Olacağız

Post

Emeğin Tam Karşılığı, Tam Refah, Tam İstihdam

Post

Haklılığımızı Açıklıyoruz Ve Kanıtlıyoruz

Post

Üç İnsandan Biri İşsiz, Dört Çocuktan Biri Aç

Post

Kurban Edilmek İstenen Emekliler

Post

Köylülere Her Yönden Saldırı

Post

Kamusal Emeklilik Hakkı Savunulmalı

Post

Gerçekçi Ol, İmkansızı İste

Post

Tam Kurtuluşun Yolu

Post

Ortadoğu’daki Dalgalanmalar

Post

Ara Aşamalar

Post

Kişi Başına GSYH 720 Binse, Asgari Ücret 50 Bin TL Olmalı

Post

Colani Golan Tepelerini Savunmadı

Post

Metal İşçisi Yüzde 125 Zam İstedi

Post

CEO’ları Kıskanıyor Muyuz?

Post

Alım Gücü Bin Lira Düştü

Post

Belki Şehirlerimize Bir Barış Gelir

Post

Ordu’nun Dereleri Yukarı Akmaz

Post

Kaç Bin Yıllık Hasretimin Koncası

Post

6 Saatlik Çalışmayla Herkese İş

Post

Arkadaşlık Taklit Edilemez

Post

Emekçilerin Bir Doğrusu Yüz Tane Eğriyi Düzeltti

Post

Yorumlamanın Gücü

Post

Son Gülen İyi Güler

Post

Sistemin Eleştirisi

Post

Parsel Parsel Satan Bir Sanık Aranıyor

Post

7 Milyon İşçinin Ücreti

Post

Kürt Halkını Savunacağız

Post

Uysa da Söyledi Uymasa da

Post

Tabii ki Demokrasi İstenecek

Post

Somut Programın Başarısı: Mamdani

Post

Nereden Başlamalı?

Post

Söz Hakkı Kime Ait?

Post

Asgari Ücret Belirlenirken Prensipler

Post

Teke Düşüyoruz

Post

Kâğıttan Beyinli Emperyalizm

Post

Olmaktan Korktukları Yerdeler

Post

Tarih Bir İpucu Bekliyor

Post

Yarını Bugünden Kurmaya Başlamak

Post

Kamu Yararı için Ürün ve Hizmet Yaratmak

Post

Yön Göstermek

Post

Somut Koşulların Somut Analizi ve Siyaseti

Post

AKP Bir Geri Dönülmez Felakettir

Post

Orman Yangınlarında Bütün Tohumlar Ölmez

Post

Kerelerce Ölçülen Gelir Adaletsizliği

Post

Alem Buysa Kral Popülistler

Post

İşçi Sınıfı Şart Koşabilir

Post

Sefalet Endeksi

Post

Birkaç Ağaç ve Bir Nefes

Post

Ücret ve Kar Tahterevallisi

Post

Laiklik Şimdi ve Hep Gerekli

Post

Enflasyonun Yarattığı Sefalet

Post

Enflasyonun Sebebi Açlık Sınırındaki Ücretler mi?

Post

Bütçede Değirmenin Suyu Nerden Gelir Nereye Gider

Post

Anayasa Mahkemesini Bir Kez Tanımamak

Post

Gençler Sadece Asansör İstemez

Post

Emek ve Demokrasiden Yana Cumhuriyet

Post

Yahudi Olmayan Çocuklar da Çocuktur

Post

Elin ve Evin İyisi

Post

Göz Hizasında Siyaset

Post

Dördüncü Kuvvet Dik Duruyor

Post

Beton Bina ve Fabrika

Post

Smaç Sebep Sayı Sonuçtur

Post

Sorun Geniş Bir Zaman ve Mekanda

Post

Ekmek İstiyoruz ama Gül De

Post

Parti İşçi Sınıfını Besteler

Post

Kamu Mülkiyetini Kurtarmak

Post

İçeriksizlik Fırtınası

Post

Ormanlar Bizim, Kahrolsun Kapitalizm

Post

“Esset” Değil Halkın Öz Varlıkları

Post

Var ve Yok Listesi

Post

Karşı Kültür

Post

Günbegün Ücret Mücadelesi

Post

Aslanı Kediye Boğdurmak

Post

Sonradan Hatırlananlar

Post

Seçimin Yarattığı Yorumlama İmkânı

Post

Erdoğan’a Yetki Yok

Post

Mülkiyet Sorunu

Post

Halkın Temel İhtiyaçları, Kamu Hizmeti Olarak Karşılanmalı

Post

Örgütlü Gücü Meclis'e Taşıyalım

Post

Hiçbir Yerden İzin Almamak

Post

Mahirleri Anmak Değil Anlamak

Post

Hareketin Hareket Halindeki Doktrini

Post

Denizlere Çıkar Sokaklar

Post

Tabutta Röveşata

Post

Buyurunuz Buradan Yakınız, Mösyö Hükümet

Post

Depremin Siyaset Üstü Olmaması

Post

Basra Harap Olmadan Önce

Post

Halkın Birikimlerinin Bağımsızlığı

Post

Görev Zamanı

Post

Bu Daha Başlangıç

Post

Kaynaşmış Değiliz

Post

Bolsonaro Tavuğunu Yalnız Yemesin

Post

Suriye Sınırını Değil Açlık Sınırını Geç

Post

Neden Yapmasınlar?

Post

Hayallerin de Sadakate İhtiyacı Vardır

Post

Büyük Pasta, Küçük Pay

Post

Yine Sınırlama Esas, Hürriyet İstisna

Post

Seçenek Biziz

Post

Üç Husus

Post

Radikalizm

Post

Örgütlü Toplum Parlamentoya Rengini Vermeli

Post

İşçi Sınıfı Programı Vaat Eder

Post

Güç Siyasetle Yapılır

Post

Yenilgi Sonrasında Yorumlamanın ve Politik Programın Yitimi

Post

İşçi Sınıfının Tahtına Oturmaya Kalkışmak